elimde bir kağıt parçası açtım gözlerimi ıssız bir meydanda. duvarlar bilmediğim bir dilden yazılarla doluydu, daha önce hiç görmediğim. reklamların oynadığı büyük ekranlardan gelen sesler,...
Yine nedensiz bir öfkeye boğulmuştum, adam sadece benden paso istemiş göstermeden geçince bana kızmıştı. Haklıydı ve kızmak hakkıydı. Benimse gözüm dönmüştü bu haklı tepkiye karşılık....
bugün insan hayatımı kurcaladım biraz. eski fotoraf albümlerini, cdleri, telefon defterini ve insanken her düştüğüm buhranda sarıldığım kağıtları karıştırdım. karıştırdıkça anılarımı buldum, buldukça daha çok...
içimdeki boşluk giderek büyürken sadece seyirci kalabildim olanlara. benim içimde ama benden uzakta, yetişemeyeceğim kadar uzakta, bir boşluk ruhumdaki herşeyi hızla içine çekiyordu. sevgisizliğim ve...
uyuyabildiğim nadir zamanlardan birinde rüyama bir kaç parça anı çıka geldi. insan yaşamımın son dönemlerine ait, en karmaşık ve üçüncü tekillerle en dolu zamanlardı. özlemlerim,...
ümitsizlik, en nefret ettiğim yanımdı. başkalarında görmeye dayanamadığım; ancak içine düştüğüm bir belaydı. ümitsizliğin getirdiği depresyon nöbetlerinde, etraftakilerden gelen yardım çağrıları kualklarımı örten kalen duvarları...
hiç bitmeyen açlığım ve açlığımı bastırabilmek için boşuna çabalarım...doldurdu yaşamımın en harika olabilecek günlerini. umutların ve hayallerin güzelleştirdiği bir gelecek vardı, takvimlere işlenmiş özel günler,...
göz kapaklarımı delip geçmişti siyah. uykuda mıydım uyanık mı? hayatta bu kadar koyu bir siyah olamazdı, düşlerimin bana yaptığı kötü bir şakaydı. öyle olmalıydı. korku...